20 Haziran 2013 Perşembe

Bitenler ve Çöpe Gidenler Kulübü #1

Uzuun bir aradan sonra merhaba :)
Dedim dedim neyle dönüş yapsam diye baktım oda da bir kenarda birikiyor bunlar hemen yazayım da atayım dedim. İşte tüketim çılgınlığımızın sonu. :/ 
İşte toplu veda fotoğrafımız:
Gördüğünüz gibi bu ay bakım ürünleri bitirdim hep.

1-Head & Shoulders Spor Ferahlığı Şampuan: Sanırım sınırlı üretimdi bu şampuan. Reklam filminde de sevgili Micheal Phelps oynamıştı. :) Kepek önceliyici bir şampuan olarak saçımda kepeklenme yapması ironik. Güzel tarafı kafamdaki kaşıntıyı önledi. 10TL civarında, nereye gitseniz bulursunuz. :)
2-Nivea Happy Time Portakal Çiçeği Özlü Duş Jeli: Bu duş jeline ba-yı-lı-yo-rum! Daha life dökerken ki yayılan o kokusu zaten beni benden alıyor. Nemlendirmesi iyi. Adı gibi mutlu anlar yaşatıyor bana. :) Çeşitleri yedekli. 
3-Listerine Cool Mint Ağız Bakım Ürünü: Çok yoğun bir tadı var. Bir de benim ağzımı öyle bir yaktı ki değil tavsiye edilen 30 sn ben 10 sn zor çalkaladım ağzımda. Maalesef ki bu seyahat boyuyla birlikte 250ml olanını da almıştım. Uğraşıyorum bitsin diye bir daha almam ama. 
4-İpana Diş Macunu: Hep aldığım ürün zaten. Tek kötü yanı tek başıma kullandığım için büyük boy olunca son zamanlarda etkisini biraz kaybediyor ya da bana öyle geliyor olabilir. :)

5-Nivea Pure&Natural Action roll-on: Günlük kış aylarında kullanıyorum soğukta ferahlatıyor. :)
6-Nivea Fresh Natural Stick Deodoran: Favorim. Pudralılar bana fazla geliyor bu yüzden pudrasız olması bir artı. Hafif ferahlatıcı bir kokusu var. Ama ilk defa başıma geldi ki alt kısmından döndürdüğümde asansörü çalışmıyordu bende içindeki ürünü çıkartayım derken parçaladım, atmak zorunda kaldım. :/
7-Nivea Fresh Natural Deodoran: Aynı serinin spreyini de kullanıyorum. mutluyum. :)
8-Nivea Creme: Ben soft olanını kullanıyordum. Ama klasiği görünce bunu alayım demiştim. Uzun zamandır kullanmadığımdan yapısını unutmuşum. İlk sürdüğümde yoğurt gibi geldi bana. :) Çok yoğun yapılı bir krem. Kuru ciltler için kesinlikle güzel. Daha ilk sürüşte etkisini hissettiriyor. Kış aylarında kullanmayı tercih ediyorum. Yenisi alındı, kullanılmayı bekliyor. :)

9-L'oreal Paris Pure Zone Tonik: Siyah noktalara karşı, gözenek sıkılaştırmayı vadediyor. Bunu yerine de getiriyor, tabii kullandığınız sürece. Salisik asit içerdiği için eğer hassas bir cildiniz varsa uzak durmanız daha yerinde olur. Bir de eğer kokuya karşı hassasiyetiniz varsa dikkat. Ben kokulardan rahatsız olmam ama kapağı açtığımda yoğun bir koku kaplıyor her yeri.
10-Nivea Visage Hassas Göz Makyaj Temizleyicisi: Kirpiklerinize ve göz çevrenize bakım yaparak temizler diyor. Bakım yaptığı doğru ama ne kadar temizliyor bu tartışılır tabii. Suya dayanıklı makyajı temizlemek gibi bir iddiası yok olsa da boş olurmuş çünkü temizlemiyor. Ama suya dayanıklı ürünlere ağırlık vermiyorsanız kullanıma uygun bence. :) Göz çevresinde kesinlikle yağlanma yapmıyor. Duru bir güzellik sağlıyor gerçekten. Bu ürünü temizleyici değil de bir krem gibi kullanabilirim. :)
11-Cosmo Shop Oje Çıkarıcı: Kocaman bir ağzı zaten. Zaten pamuğa dökeyim derken şişenin yarısı dökülüyor. Badem kokulu diyor ama kokusundan ben nefret ettim. Ojeyi de kolay çıkarmıyor zaten. İçeriğini düzeltsinler bence. Daha da almam.
12-Şelale Aseton: Klasik orta karar bir oje temizleyici işte. Ne çok zorluyor ne de kolayca çıkarıyor ojeyi. Eğer o an gözüme bu çarparsa alırım yani özellikle alacağım bir ürün değil.

13-Avon Solutions: Ben avondan pek hoşlanmam ama bu nemlendiriciyi çok sevdim. Kullandıktan sonra yüzüme bir aydınlık geldi. Yağlandırmadı, emdikten sonra parlama yapmadı ki yağlı bir t bölgem var. Ürünün orijinal boyunu alınacaklar listeme ekledim.
14-Foot Spa Soothing ... : Garip bir yapısı var. Suya dökün jel kıvamına gelene kadar bekleyin diyor ama o jel kıvamı bir türlü gelemedi. Jelden anladığımız şeyler farklı olabilir :) ya da yanlış çeviri eseridir. Ayaklarımı gıdıkladı. Ayaklarımı rahatlattı mı pek anlamadım.
15-Foot Spa Foot Scrub: Ayağa sür sonra iyice temizle. Ponza taşıyla uğraşmaktansa bunu kullanıyorum düzenli olarak ayağımı yeni deriyi zedelemeden yavaş yavaş yumuşatıyor. Memnunum. :) Gratis'lerde bulabilirsiniz.
16-Kağıt törpü: Ne zaman, nerden aldım hatırlamıyorum bile. O kadar eski yani. :) Artık törpü görevini yerine getirmediğinden çöpe gidiyor bu da.
17-Clarie's Lipstick: Yedeklendi bu da. Rengini seviyorum. Yapısı da güzel, dudakları kurutmuyor. 7TL civarında.
18-Benri Makyaj Temizleme Pamuğu: Zaten her ay bir paket bitiyor bunlardan.
19-Perge siyah tel toka: Paketlerle alıyorum bunları. Tokalar paketinden çıkınca benim için bitmiş oluyor. :) Bu tokalar nerelere gidiyor hiç bilmiyorum. :)


Herkese iyi günler ve öpücükler :)

#DirenGeziParkı
#DirenTürkiye
#DuranAdam
#DuranKadın
#RedHackTarafındanHacklendim

16 Haziran 2013 Pazar

Merhaba

Merhaba, uzun bir süredir yazı yazmıyorum. Bir süre daha da sanırım yazmayacağım. Yazı yazmak, yayınlamak istiyorum ama kafam, kalbim, ben Taksim'de olduğum müddetçe yazmayacağım. Zaten bu durumda da ne yazmak ne de yazılanları okumak keyif vermiyor bana.
Ve son olarak bu pazar günü artık biriken yazılarımı yayınlayayım dedim ama dün geceki bu vicdansızlık dolu, artık şiddet sınırı olmayan, kan donduran geceden sonra bugün kozmetik düşünmem olanaksızdır. Bu yazı sizleri durum hakkında bilgilendirmek amaçlıdır.

Tekrar lütfen herkes sağduyulu olsun. TVlerde bazıları tarafından dönen 'yalan'lara inanmayın lütfen biraz bakın araştırın. Yayınlanan eski fotoğrafları araştırın, inanmayın. Trafik kazalarında olmuş olayları, yabancı polise ait fotoğrafları paylaşan çok var. Dikkat edelim. Ve kesinlikle başörtülülere karşı herhangi bir saldırı yoktur. Orada herkes birbirini koruma, kollama peşindeyken sıkılan bu palavralar nedir? Lütfen kim, ne zaman, nasıl camiide içki içebilir. Orada insanlar canıyla uğraşırken bunu yapabilecek, düşünebilecek vicdansızlar olabilir mi? Ve daha niceleri... Yine kendimi tutamadım, ama lütfen sadece TVde denilenlere inanmayı seçip gözümüzü kapamayalım. Sadece biraz düşünmeniz ve araştırmanız gerek, lütfen!

Herkesin babalar günü kutlu olsun; gerçi evlatları bu haldeyken ne kadar mutlu olabilir o ayrı...


3 Haziran 2013 Pazartesi

Bu blogda direniş var !

Çok da fazla söyleyecek bir şey yok aslında ama şunları söylemeden geçemeyeceğim: Bu direniş herhangi bir partiye ya da siyasi görüşe atfedilemez. Bu direniş halkın direnişidir. Provokatörlere aldanmayın, dolduruşa gelmeyin. Bir tarafta şiddet kullanmayı reddeden sadece kendini ve kentini savunan eylemci, diğer tarafta polis, 'sivil polis', bazı direniş karşıtı eli satırlı,sopalı kişiler. Dikkatli olun! Bu kişiler ve taraflı medyanın sözlerine aldanmayın. Düşünün! Analiz edin! Yalan haberlere itimat etmeyin! Herkese iyi direnişler! 
NOT: Direnişe katılmak istemeyenler olabilir sadece saygı duyun hakaret etmekten, küfretmekten, kraldan çok kralcı olmaktan vazgeçin. 
Unutmayalım keskin sirke küpüne zarardır.